ALKOLÜN ZARARLARI

 
  • Beyin ve sinir hücrelerinin zarlarını zehirler veya uyuşturarak kullanılmaz hale getirir.
  • Aşırı alkol geçici hafıza kaybına neden olur
  • Alkol göze giden görme sinirlerine de tesir eder. Sulanma ve görme bozukluklarına neden olur. Neticede ameliyat kaçınılmaz olur. Körlüğe neden olabilir.
  • Midenin iç yüzeyini kaplayan tabakayı tahriş eder ve buna bağlı olarak gastrit’e yol açar. Mide zarında yırtıkları oluşur. Mide ve yemek borusunda iç kanamalar meydana gelir. Kusma gözlemlenir.
  • Kalp kasına zarar verir ve buna bağlı olarak kalp hastalıklarına yol açar. Kalp atışlarında düzensizlik meydana gelir. Kalp yetmezliğine neden olabilir.
  • Erkeklerde sertleşme olmamasına neden olabilir. Kadınlarda ise adet bozukluğuna sebep olabilir. Anne karnındaki bebeğin gelişimini olumsuz etkiler.
  • Damar kireçlenmesine yol açar.
  • Terleme ve kanın akışını hızlandırır. Kanı sulandırır. Yaralanmalarda, yaralı bölgenin geç iyileşmesine neden olur.
  • Tepki refleksleri azalır, beynin düşünme ve karar verme düzeni zayıflar.
  • Yemek borusu, gırtlak, mide ve pankreas kanserlerine neden olur. Kanser riskini büyük oranda artırır.
  • Alkol kullanımından bir gün sonra baş ağrısı ve ağız kuruluğu çok sık görülür.
  • Sonradan utanacağınız, pişman olacağınız yada pişman olmaya bile vakit bulamamanıza yol açabilecek davranışlarda bulunmanıza yol açabilir.

 

ALKOLÜN EKONOMİK ZARARLARI

Alkolün insana ve topluma vermiş olduğu zararlardan biri de ekonomik zararlardır.

Alkolün ekonomik zararlarını bir kaç açıdan ele almak gerekir: kişinin uğradığı maddi kayıp, aile ekonomisine verdiği zararlar ve ülke ekonomisine verdiği zararlar.

Alkol kullanımı ciddi bir maddi harcama gerektiren bir konudur. Bu nedenle, alkol kullanan kişiler gelirlerinin önemli bir kısmını alkole vermektedirler. Bu da, alkol alan kişilerin genellikle diğer harcamalarını kısmalarına neden olmakta ve yaşam standartlarını düşürmektedir.

Ayrıca, pek çok aile reisi alkol kullandığı için ailesine yapacağı harcamayı alkole yatırmakta ve ailesinin ihtiyaçlarını yeterince karşılayamamaktadır. Bunun sonucu olarak da, aile içi huzursuzluklar artmaktadır.

Alkolün ülke ekonomisine de ciddi zararları vardır. Çünkü, alkol kullanan kişilerin iş verimleri düşmekte ve alkol kullanımının neden olduğu iş kazaları sonucu da ciddi maddi zararlar ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, ciddi sağlık sorunlarına neden olan alkol iş gücü kaybını ve sağlık harcamalarını daha da arttırmaktadır. Bunun dışında, ithal içkiler de ülke ekonomisinin döviz kaybına neden olmaktadır.

Alkol hakkında genel bilgi

 
Alkollü içkiler, mayalanmış şekerli besinlerden bilinen yöntemlerle elde edilen maddelerdir. Alkollü içkiler, aklı, şuuru etkilemek sûretiyle sarhoşluk veren maddelerdir. Her çeşit alkollü içkideki etil alkol miktarı değişik olup, alkol miktarı çoğaldıkça tahribatı ve sebep olacağı olaylar da o oranda artar. Alkolü bir süre kullananlarda ortaya çıkan alışkanlık haline alkol bağımlılığı veya alkolizm denmektedir. Alkol bağımlısı giderek çalışamaz vegörevlerini yapamaz duruma gelir. İşini, kazancını kaybeder. Günlerini içmekle geçirir.Ailesine ve topluma yük olur. Bağımlı olmak, alıştığı maddenin esiri olmak demektir. Bu esaret, insanları hastalıkların, kabalıkların, kavga ve cinayetlerin ve daha ağır uyuşturucuların problemleriyle mezara kadar ulaştırır. Zaten hayatını içki ve uyuşturucuya satmış kişiler kesinlikle yaşayan ölülerdir. Her türlü içki ve uyuşturucular hastane,hapishane ve tımarhanelerin sermayesi ve çabuklaştırdığı ölümün de ta kendisidir. Dahası bu oltaya takılanlar için ölüm belki de kurtuluştur. Tabiî kabir ötesinin hesapları ayrı bir konu...

“Alkol kullananların ve alkol kullanmaya bağlı problemlerin oranı ülkemizde maalesef her geçen gün artmaktadır. Alkol,uyuşturucunun daha ciddi bir sağlık sorunudur. Serbestçe satılmaktadır ve medyada ellerinde içki bardaklarıyla seçkin(!) insanlar boy göstermekte, adeta alkolü teşvik etmektedirler.Üstelik “az miktar şarap sağlığa yararlıdır” tarzında uyduruk haberler basında devamlı yer almaktadır. Alkole kimin bağımlı olacağını önceden kestirmek mümkün değildir.Bu yüzden her kullanan potansiyel bağımlı sayılır.Alışkanlık kazandıklarında ise artık geriye dönüşü olmayan bir yola girilmiştir. Çünkü uzun süren, uğraştırıcı ve masraflı tedavi sürecini tatbik edenlerden alkolü bırakabilenlerin sayısı çok düşüktür...” diye anlatıyor alkolü Psikiyatrist Doç.Dr.Sefa Saygılı ve sürdürüyor: “Alkole bağımlı olanların içkiye başlama yaşı 12-25 arasıdır. Bu yüzden gençlik yılları alkol bağımlılığı için risk taşır. Bu dönemde alkole elini sürmeyen kişinin bağımlı olma ihtimali çok düşüktür.

Alkol bağımlılığında bir başka gerçek, genelde bağımlıların bira ile başlamalarıdır. Bazılarınca meşrubat muamelesi yapılan, ancak diğer alkollü içkilerden farkı olmayan biradan giderek daha yoğun içkilere geçilmektedir. İşte ergenlik döneminde, kişiler birbirlerini içmeye teşvik ederek, böylelikle büyüdüklerini sanarak alkol bağımlılığına itilmektedirler.”

04ae08a8a6bbb4edd946b99aefcaefe6